Tedarik Zinciri Yönetimi

En çok kabul gören işletme yönetimi anlayışlarında gelinen son noktada karşımıza çıkan kavram “müşteri memnuniyeti” olmaktadır. İşletmeler ise sürekli artan ihtiyaçları daha iyi karşılama adına birbirileriyle büyük bir rekabet içerisindedir. Günümüzde işletmeler rekabet üstünlüğü elde etmek için işletmeler arası ilişkilerin ve işbirliğinin önemini anlamış; kendi tedarikçileri ve tedarikçilerinin tedarikçileri ile kendi dağıtım kanalları ve müşterileri arasındaki ilişkilerini yeniden yapılandırma sürecine girmişlerdir. Bu süreçten beklentiler en başta kazanç ve rekabet üstünlüğü sağlamak olmak üzere;
” Mal ve hizmet kalitesini arttırmak
” Kalite arttırırken girdi maliyetlerini düşürmek
” Tedarikçinin tedarikçisinden nihai müşteriye kadar giden yolda iyi organize olmak
” Üretim ve dağıtımda esneklik kazanmak
” Belirsizlikleri azaltmak
şeklinde genel olarak sıralanabilir.

Tedarik zinciri yönetimi (supply chain management) son yıllarda karşımıza çıkan, içinde entegre lojistiği barındıran bir kavramdır. Bugün, küresel pazarda bile bir malı ya da hizmeti standart özellikleriyle dünya üzerinde tahmin bile etmeyeceğimiz noktalara ulaştırmayı başaran hatta değişen koşullara bile etkin cevap verebilen firmalar vardır. Yani; hem mal akışını hem de bilginin geri dönüşümünü küresel olarak yapabilen firmalar vardır. Özellikle gıda, tekstil ve kozmetik otomotiv sektörlerinde örneğine sık rastladığımız bu durum bize geleceğin ticaret şekli hakkında önemli ipuçları sunmaktadır.

Rekabet kavramı, artık firma ölçekli olmaktan çıkmakta ve firmaların içinde bulunmuş olduğu tedarik zincirleri arası rekabet halini almaktadır. Tedarik zincirlerini diğer zincirlere göre daha etkin, ekonomik ve verimli bir şekilde organize edenler pazardan daha fazla pay alacaklardır. Tedarik zincirinin parçası olan tedarikçiler, üreticiler ve müşteriler karşılıklı güvene dayalı işbirliği ile tek bir şirket gibi davranarak, sonucu yüksek kalite, düşük maliyet, hızlı arz ve müşteri memnuniyeti olan bir sinerji oluşturacaklardır.

Bilgiye daha kolay ve hızlı bir şekilde ulaşan, bu rekabette öne geçecektir. Farklı kaynaklardan gelen bilgileri organize etme ve doğru yorumlama arayışı içerisinde olan firmaların karşısına değişik kurumsal kaynak planlama (ERP-Enterprise Resource Planning) yazılımları çıkmaktadır. Bu yazılımların en önemli özelliği sağladıkları yüksek entegrasyon düzeyidir. Bunlarda bilgi bir modülden diğerine otomatik olarak akar ve herhangi bir veri aktarımına gerek kalmaksızın, bilgi her an güncellenir. Bu zincirdeki her bir birimin bir görevi de doğru bilgiyi diğer birimlere iletmek ve bu sayede daha iyi bir arz-talep dengesi oluşturmaktır. Tedarik zincirinin kısa vadeli amacı, gereksiz stokları ortadan kaldırmak ve üretim ile müşteri arasındaki hızı arttırmaktır.

Küreselleşen dünyanın değiştirdiği ekonomik şartlar firmaları tedarik zinciri yönetimi üzerinde düşünmeye sevk etmiş ve bu kavramı işletme stratejilerinin merkezi konumuna getirmiştir.

TEDARİK ZİNCİRİ VE TEDARİK ZİNCİRİ YÖNETİMİ TANIMI

Tedarik zinciri: Mal ve hizmetlerin tedarik aşamasından, üretime ve nihai tüketiciye ulaşmasına kadar birbirini izleyen tüm halkaları kapsayan bir süreçtir. İş süreçleri açısından bakıldığında ise satış süreci, üretim, envanter yönetimi, malzeme temini, dağıtım, tedarik, satış tahmini ve müşteri hizmetleri gibi pek çok alanı içine almaktadır.

Tedarik zinciri yönetimi: Müşteriye; doğru ürünün, doğru yerde, doğru fiyat ve doğru zamanda tüm zincir için mümkün olan en düşük maliyetle ulaşmasını sağlayan malzeme, bilgi ve fon akışının entegre yönetimidir. Bir başka deyişle zincir içinde yer alan temel iş süreçlerinin entegrasyonunu sağlayarak müşteri memnuniyetini sağlayacak stratejinin ve iş modellerinin oluşturulmasıdır.

Tedarik zinciri yönetiminin kritik başlıca başarı ölçütleri
– Doğru ürün
– Doğru miktar
– Doğru zaman
– Doğru yer
– Yüksek esneklik
– En az toplam maliyet
– En kısa çevrim süresi
– En az toplam stok düzeyi

Facebook'ta Paylaş Twitter'da Paylaş
Arama
İletişim
Yukarı Çık